Haber Detayı
21 Nisan 2015 - Salı 12:58 Bu haber 549 kez okundu
 
Yavaş yavaş tükeniyoruz
Akıllı Bina Haberi
Yavaş yavaş tükeniyoruz

Nüfus artışı ve sanayileşme nedeniyle enerjiye duyduğumuz ihtiyaç da günden güne çoğalıyor. Güneş, rüzgâr, jeotermal gibi alternatif kaynaklar yaygınlaşsa da petrol, kömür, doğal gaz en çok kullanılanlar arasında. Ancak bu kaynaklar hızla tükeniyor Enerji, günlük hayatımızın devam etmesi, sanayi tesislerinin çalışması, Aydınlatma, ısınma ve ulaşımın sağlanması gibi birçok alanda ihtiyaç duyduğumuz önemli bir güç. Enerji kaynaklarının kullanımı ve ne zaman tükeneceği ise her zaman dünya ülkelerini yakından ilgilendirdi. Hatta kimi zaman savaşların en büyük nedeni oldu. Peki, kullandığımız ve dünya için bu kadar önemli olan enerji kaynakları neler? İki tür enerji var Enerji kaynakları yenilenemeyen ve yenilenebilen kaynaklar olarak iki grupta toplanıyor. Yenilenemeyen enerji kaynakları arasında taşkömürü, linyit, petrol ve doğal gazdan oluşan fosil yakıtlar ile nükleer enerji gibi rezervi sınırlı olan ve tükendiğinde yenilenemeyen kaynaklar yer alıyor. Yenilenebilen enerji kaynakları ise güneş, rüzgâr, su ve Jeotermal enerjiden oluşan ve kendi kendilerini yenileyebilen kaynaklar olarak biliniyor. Dünyada yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanımının daha yaygın olduğu ve bu kaynakların hem üretim aşamasında hem de kullanımı sonrasında büyük ölçüde çevreye zarar verdiği görülüyor. Tükenen kaynaklar Taşkömürü: Jeolojik zamanlarda oluşan ve ülkemizde belirli bölgelerde oluşmuş organik tortul kayalardan elde edilen bir enerji türü. Kalori değeri yüksek olduğu için büyük bir kısmı demir-çelik endüstrisinde, geri kalanı ise Çatalağzı termik santralinde elektrik üretiminde kullanılıyor. Çıkarılması zor ve üretimi düşük olan bu enerji kaynağının elde edilmesinde kazalara sıkça rastlanmakta. Linyit: Türkiye’de bol miktarda bulunan bu kaynağın kalorisi oldukça yüksek. Düşük kalorili olanlar termik santrallerde kullanılıyor. Elbistan, Manisa Soma, Tunçbilek, Seyitömer, KütahyaTavşanlı, Muğla Yatağan ve Çanakkale Çan’da önemli yatakları var. Petrol: Üçüncü jeolojik zamanda oluşmuş ve arizelerde tabakalar içerisindeki boşluklarda bulunan petrol, medeniyetler arasında savaşlara neden olmakta. Dünya ekonomisini değiştiren petrol, ülkemizde ilk olarak 1940’da Raman Dağı’nda bulundu. Ülkemiz yatakları petrol ihtiyacının ancak yüzde 14’ünü karşılamakta. Petrolün büyük bir kısmı Ortadoğu ülkelerinden veCezayir’den ithal edilmekte. Doğal gaz: Yer altındaki boşluklarda petrolün üzerinde oluşan gaz karışımıdır. Çıkarıldıktan sonra boru hatlarıyla veya sıvılaştırılmış bir şekilde gemilerle taşınarak yataklarından ülkelere aktarılmakta. Tüketimi sonrasında çevre kirliliğine yol açmadığı için çok tercih edilen enerji kaynağı. Trakya-Hamitabat, Mardin ve Siirt’te doğalgaz yatakları bulunuyor ancak ülkemiz rezervleri yetersiz olduğunda Rusya’dan ithal ediyoruz. Nükleer Enerji: Uranyum ve toryumun atom çekirdiğinin parçalanmasıyla ortaya çıkarılan ve yüksek bir enerjinin elde edildiği bu enerji kaynakaları nükleer enerji olarak bilinmekte. Manisa-Salihli ve Yozgat Sorgun’da uranyum, Eskişehir Sivrihisar’da toryum yatakları bulunuyor. Ülkemizde işletmeye açılan uranyum ve toryum yatağı yok. Yüksek bütçeli ve geçmişte önemli kazaların yaşanmasına neden olan bir enerji türü. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ülkemizde faaliyete girecek en son santral. Yenilenebilir enerjiler Hidroelektrik: Su gücüyle üretilen ucuz ve temiz yenilenebilir enerji kaynağıdır. Türkiye, hidroelektrik potansiyeli bakımından Avrupa’da Rusya ve Norveç’ten sonra 3. sırada yer almakta ancak ülkede bu enerji az kullanılıyor. Rüzgâr enerjisi: En temiz enerji kaynağı. 50 metre çapında büyük pervanelerin doğrudan jeneratörü döndüren tribünlere bağlanmasıyla depolanarak kullanıma sunulması sonucu oluşur. Bir rüzgârgülünden elde edilen elektrik enerjisiyle 300 konutun enerji ihtiyacı karşılanabilir. Biokütle enerjisi: Yenilenebilir enerji kaynağı olarak fosilleşmemiş organik maddeler için kullanılıyor. Bitkilerden elde edilen madde, başka maddelerle, kimyasallara, yakıta ve enerjiye dönüştürülebilir. Bazı türleri, sanayide kullanılıyor. Jeotermal enerji: Yerin derinliklerinde ısınarak, yüzeye çıkan sıcak su ve su buharından elde edilen enerjiye jeotermal enerji denir. Türkiye jeotermal enerji potansiyeli bakımından dünyanın zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Ülkemizde jeotermal enerji, ısıtma ve elektrik üretiminde kullanılıyor. Denizli Sarayköy ve Aydın Germencik’te enerji üretimi yapılmakta. Güneş enerjisi: Yenilenebilir enerji kaynaklarının en önemlisi olan ve coğrafi konumumuz nedeniyle şanlı olduğumuz güneş enerjisi, teknolojik imkânların gelişmesine bağlı olarak yaygınlaşmakta. Sanayi ve evlerde kullanımı artan güneş enerjisi özellikle otomobiller üzerinde denenerek yeni tasarımlarla kullanıcıya sunulmakta. Yine de güneşli günlerin bol olduğu ve güneş enerjisinin bedava olduğu ülkemizde, güneş enerjisi kullanımı yeterince yaygın değil. Hidrojen enerjisi: Dünyanın giderek artan enerji gereksinimini, çevreyi kirletmeden ve sürdürülebilir olarak sağlayabilecek en ileri teknolojinin hidrojen enerji sistemi olduğu bugünbilim insanları tarafından kabul edilmekte. Hidrojen yerel olarak üretimi mümkün, kolayca ve güvenli olarak her yere tanışınabilen, ulaşım araçlarından ısınmaya, sanayiden mutfaklarımıza her alanda yararlanabilecegimiz bir enerji kaynağı. Okyanus enerjisi: Dalga ve gelgit enerjisi olarak iki şekilde elde edilmekte. Ülkemizde kullanılan bir enerji kaynağı değil. AKILLI BİNAM
Kaynak: Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Yavaş, yavaş, tükeniyoruz,
Yorumlar
Haber Yazılımı Yandex.Metrica